Masalların Dilinden

hgse1Havaalanının son güvenlik kontrolünden de geçmiş uçağa çağrı anonsunu bekliyorduk. Ancak hava şartları nedeniyle gecikme yaşanacağının bildirilmesi ile bekleme süremiz uzadı. Gecikmenin 2 saate yaklaşması ile başta çocuklar olmak üzere sıkılma belirtileri arttı. Tuvaletinden başka lüksü olmayan bekleme salonunda yüzden fazla yolcu hapsedilmiştik. Yolcular başlangıçta keyiflerini bozmak istemese de çocukların sabırsızlanmaları bekleyenlerin söylenmelerine yol açmıştı. Bekleme bölümünde büfe benzeri bir yer olmaması da işin tuzu biberiydi. Uçağın yolcu sayımı yapılmış güvenlik denetimi de tamamlanmış olduğu için ana terminale geri dönüş izni vermiyorlardı. Çocukların su talebi ayyuka çıkınca güvenlik görevlilerinden biri ana terminalden alıp getirdiği suları dağıtıp ortalığı biraz olsun yatıştırdı.  

Bu tatsız süreci kitap okuma fırsatına dönüştürüp atlatmayı planlıyordum. Ancak kıvırcık saçlı afacan görüntülü çocuk ve afacanlıkta abisini aratmayan kız kardeşi insanlara ellerindeki kağıtları uzatıp bir şey yapmasını istiyorlardı. Her seferinde gözleri parlayarak kağıdı uzatıyor ancak olumsuz yanıt alınca yüzlerine hüzün çöküyordu. Sıra bana gelince dayanamadım. Becerebildiğim kadarıyla ufak kıza kağıttan piramit ve küp yaptım. Abisine ise biri büyük diğeri küçük iki uçak katlayıp verdim. Neşe içinde güle oynaya anne babalarının yanına gittiler. Kitabıma dönme umudum salondaki diğer çocukların ellerinde kağıtlarla başıma üşüşmeleri ile tümden yok oldu. Neyse ki bir kaç baba durumu fark edip yardıma geldi. Dergilerden koparılan yapraklar önce uçak sonra da diğer kağıt katlama ürünlerine dönüşmeye başladı. O tatsız ve gergin bekleme ortamı bir süreliğine kaybolmuştu. Babalar birbirlerinden öğrendikleri kağıt katlama tekniklerini uygulamaya çalışıyor çocuklar ise önce kokusu gelip fırından çıkması iştahla beklenen keki bekler gibi başımızda bekliyordu. İlk gelen kız ve erkek çocukların babası biraz da utanarak o küçük geniş kanatlı kağıttan uçağı nasıl yaptığımı öğrenmesi için eşinin gönderdiğini söyledi. Birlikte katlayarak tarif etmeye çalıştım. Bu arada laflamaya daldık. Adı sanı duyulmuş holdinglerden birinin üst düzey yöneticilerindendi. Sormamış olmama rağmen Business class’da yer bulamadığı için burada olduğunu yönünde açıklama yapmasına hafiften içerlemiş biraz da ön yargıyla bakmıştım. Kağıt katlamada pek becerikli olduğu söylenemezdi. Üstelik yaptığı işi küçümsüyordu.

- Küçük çocuğun olunca aptalca ama eğlendiren şeyler yapmayı öğreniyorsun. Veya bu türden aptalca yeteneğin olması gerektiğinin farkına varıyorsun. Kağıttan gemi yapmasını iyi biliyorum ama kızım gemiden hoşlanmıyor ille de kuyruğunu çekince kanatlarını çırpan kuş yapmamı istiyor. Ne yazık ki her seferinde unutup beceremiyorum.

Neden aptalca olsun ki? Bakın ne kadar mutlu oldular, annelerine iş kesmeyi bırakıp kendi aralarında oynuyorlar. İki parça kağıt ile yakınlaşıp tanıştılar. Fena mı?

Vakit geçirmek anlamında söylediklerinize katılıyorum ama onlara faydası olduğundan emin değilim. Ellerinde oyuncakları olsa birbirlerinin yüzüne bakmayıp kendi oyuncakları ile oynarlardı sanırım.

Yani faydası yoksa oyuncaklar da gereksiz mi oluyor?

Oyuncak dediğin çocuğun eğitimine, zihinsel gelişimine, el becerisine katkı yapıyorsa yararlıdır. Diğerleri vakit geçirmekten başka bir şey değildir. Şimdi burada biz de vakit geçirmeye çalışıyoruz, öyle değil mi?

746px-origami-crane Bu sözlere canım sıkılmış biraz da içerlemiştim. Kendine faydası olmadan geçen zamanı gereksiz ve boş gören birine, çocukların o oyun dolu herkesin eşit olduğu coşkulu oyun saatlerinin önemini nasıl anlatabilirim diye düşündüm. Ümitsiz görünüyordu.

Bakın az önce çocuklarınız sizden izin alma gereği dahi duymadan ellerinde kağıtlarla salonda turlamaya çıkmasalardı bekleme süresi uzadıkça salondaki gerilim daha da artacaktı. Bence haksızlık ediyorsunuz, onlar salonda bekleyen herkes için faydalı bir iş yaptılar. Bu işe hiç başlamasaydık daha mı iyiydi?

Anlıyorum ama ben kendilerine faydası olan bir şey yapmadıklarından söz ediyorum. Buradakiler için faydalı bir şey yapmış olmalarının onlara ne faydası oldu ki?

Olmaz mı hiç? Baksanıza buradaki bekleme sıkıntısını unuttular, arkadaş edindiler ve oynuyorlar. Daha ne olsun?

Çoğunluk sizin dediğiniz gibi düşünüyor olabilir ama ben hayatı kendimize kazandırdığımız bilgi, değer ve yeteneklerin üst üste konulduğu inşaat olarak görürüm. Böyle bir aileden yetiştim. Çocuklarımın vakit harcamak yerine hep bir şeyler öğrenmesini, öğrendiklerini geliştirmesini isterim. Böylelikle yetkin bireyler olacaklarına inanırım.

Çattık diyordum içimden. Hayatı hep bireysel kazanımlar üzerine inşa etmiş ve çocuklarına da bu bencilliği aşılamayı görev edinmiş birine içinde yaşadığı toplumun parçası olmanın önemini anlatmam zor görünüyordu. Abisi uçakları atıp tutarken kız kardeşi babasının yanın gelip masal anlatmasını istedi. Babası topu annesine atmak istedi, kız inatla direndi. Yanındaki banka uzanıp başını babasının bacaklarına dayadı. Bizimki kızının saçlarını okşayıp masal benzeri bir şeyler anlatmaya başladı. O sevimli kız masal sona ermeden onca gürültü arasında kısa sürede uykuya daldı.

Onlar da yoruldu, kolay değil. Hem bakmayın bana öyle hatırlayabildiğim masalları çorba eder bir şeyler uydururum hep. Ara sıra şaşırdığım olur çocuklar “orası öyle değildi” diye uyarırlar.

Bence gayet başarılısınız. Masallar hakkında da benzer önyargılarınız yoktur umarım.

Çocukların hayal gücünü geliştirmeye faydası olduğu ortada. Gerisi için emin değilim. 

O ana kadar karşımızdaki sırada oturup bizi izleyen iyi giyimli beyefendi bu sözler üzerine dayanamayıp lafa girdi.

Konuşmanıza istemeden kulak misafiri oldum. Bilirsiniz, kurguladıklarınız da dahil tüm masallar anonimdir. Sahibi yoktur. Herkes için üretilmiştir. Dilden dile dolaşsa da benzer şeyler anlatır. Üstelik sizin az önce buyurduğunuz gibi bireysel fayda veya beklenti de çok azdır, masallarda.

Çocuklar için bu sözlerinize katılırım ama büyüklerin yetişkinlerin dünyasında masallara yer yok ki.

Siz öyle sanın. Biz kendimizi ergin yetişkin sayanlar şu çocuklar gibi masalların diliyle konuşabilsek, öteki beriki ayrımı yapmadan aynı ninniden huzur bulabilir çok daha farklı bir dünyada yaşayabiliriz. Masallar gibi ninniler de anonimdir, kimse kendine faydası olsun diye üretmemiştir onları.

- Yani?

- Yani çevredeki binalarla sağlam bağlantılarınız yoksa hayatı ne kadar iyi inşa ederseniz edin uzun süre ayakta kalamazsanız. Arada başkalarına faydalı bir şeyler yapmadıkça kendinizi iyi korunmuş ancak yalnız ve güçsüz hissetmekten alamazsınız. Bak çocuklarımız bizleri nasıl kenetledi. Çocuklarınızın başlattığı şu kağıt işini buradaki hangi  erişkin akıl edip yapmaya cesaret edebilirdi. Bence değerini bilmelisiniz.

Belki tartışma uzayacaktı. Ancak uçağımızın hazır olduğu anonsu ile birlikte salonda biniş telaşı yaşanmaya başladı. Yolcular biniş telaşı ile sıra oluştururken kucağında uyumakta olan kızının saçlarını okşayan babası acele etmedi, kızının bir süre daha uyumasını bekledi. Yolcular bindikten sonra kucağında kızı ile son yolcu olarak uçakta yerini aldı. Yolculuk kısa bir aradan sonra kaldığı yerden devam ediyordu.

 

Mehmet Uhri

Leave a Reply