<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Harf Tamircisi</title>
	<atom:link href="http://www.harftamircisi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.harftamircisi.com</link>
	<description>Mehmet Uhri'nin anlatı, öykü ve yazılarına kısaca tamirhaneye hoşgeldiniz.</description>
	<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 06:41:53 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Güvercinlerin Tedirginliği</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/guvercinlerin-tedirginligi.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/guvercinlerin-tedirginligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 13:20:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Balıkçının Merası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2315</guid>
		<description><![CDATA[O gün güvercini vurdular. Herkesin gözü önünde öldürüp görenlere ibret olsun diye orada öylece bıraktılar. Kanadını son kez bile çırpmasına fırsat vermediler, sessiz ve ani bir ölümdü. Herkes gördü. 
Katiller suçunu inkar etmedi. Hatta göğüsünü gererek poz poz fotoğraf çektirdiler ve gururla herkese gösterdiler. Uzun uzun yargılanıp ödül gibi cezalara mahkum oldular. Hesapta, suçlular cezalarını [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/guvercinlerin-tedirginligi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlığın Karanlık Çağı</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/insanligin-karanlik-cagi.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/insanligin-karanlik-cagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 12:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Balıkçının Merası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2301</guid>
		<description><![CDATA[
Geçtiğimiz üçyüz yılda Descartes ile başlatabileceğimiz ve pozitivizm üzerinde yükselen günümüz bilimleri analitik düşünce yöntemini daha çok kullanıyor. Konuyu veya sorunu anlayabilmek ve anlatmak için parçalara bölüyor, parçaları tek tek tanımlayıp bütüne ulaşmaya çalışıyor. Analitik yöntemin işlevselliği ve kolaylaştırıcılığı özellikle artan bilgi birikimini yönetmede başarılı sonuçlar veriyor. Bir konu ya da sorunu küçük parçalara ayırıp [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/insanligin-karanlik-cagi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yaprak ve Su Damlası</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/yaprak-ve-su-damlasi.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/yaprak-ve-su-damlasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 07:39:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eskici Dükkanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2280</guid>
		<description><![CDATA[Tan yeri kızıldan sarıya dönüyor, ortalık ağarıyordu. Yaprak üzerindeki irice su damlasını fark etti. Rahatsız olmuştu. Uzun uzun su damlasını süzdü. “Sen yağmurla mı geldin, yoksa sabah çiyi misin? diye sordu. Su damlası soruyu anlamadı. “Bilmem ki. Ben de diğerleri gibi geldim, nereden geldiğim, kimlerden olduğum çok mu önemli? Öyle veya böyle buradayım işte” diye [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/yaprak-ve-su-damlasi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hipokratın Ölümü</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/hipokratin-olumu.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/hipokratin-olumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 09:49:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Balıkçının Merası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2268</guid>
		<description><![CDATA[Hipokrat’ı öldürdük. Hekimliğin idealize değerlerini simgeleyen Hipokrat’ı yavaş ve sinsice hayatımızdan uzaklaştırdık. 
İlk hançeri binyıllardır sürdüğü biçimde tıp diplomalarında hocaların imza ve onayı geleneğini terk ederek sapladık. Geleneksel doktor diplomalarında yetiştiren hoca veya hocaların “tanıklık ederim ki; “bu şahıs” tıp mesleğini uygulamak için gereken bilgi, sorumluluk bilinci ve ahlaki olgunluğa sahiptir” yazısını hatırlayanımız bile kalmadı. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/hipokratin-olumu.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kağıt ve Kelebek</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/kagit-ve-kelebek.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/kagit-ve-kelebek.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 08:26:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eskici Dükkanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2054</guid>
		<description><![CDATA[Açık pencereden içeri süzülen kelebek camın önündeki kalemliğe kondu. Güneşin sıcaklığını daha iyi hissedebilmek için kanatlarını birkaç kez açıp kapadı. Çevresine bakındı. Üzerinde yazı ve çizgiler yanı sıra kat izleri bulunan kağıt parçasına uzun uzun bakıp çok acıyor mu diye sordu. Kağıt soruyu anlamadı. Katlanan yerlerin canını yakmış olmalı diye üsteledi kelebek.
- Ha onlar mı? Onlar benim kat [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/kagit-ve-kelebek.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>663 Sayılı KHK ve Sağlıkta Şirketleşme</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/663-sayili-khk-ve-saglikta-sirketlesme.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/663-sayili-khk-ve-saglikta-sirketlesme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 17:31:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Balıkçının Merası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2224</guid>
		<description><![CDATA[ 663 Sayılı kanun hükmünde kararname ile tüm devlet hastaneleri başında CEO olan ticari işletmelere dönüştürülmekte,  faaliyetlerini büyüme, karlılık, verimlilik, kalite öncüllere göre belirleyen yeni yönetim anlayışına bırakmaktadır. Devlet hastanelerinin duygu ve empati yoksunu, vicdan barındırmayan, rekabet ve kar hırsıyla her şeyi göze alabilecek sorumsuz şirketlere dönüşüyor olmasının bedelini önce çalışanlar sonra tüm toplum ödeyecek. Sağlıkta şirketleşmenin ve bu anlayışın [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/663-sayili-khk-ve-saglikta-sirketlesme.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şirketleşen Kişilikler</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/sirketlesen-kisilikler.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/sirketlesen-kisilikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 17:35:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Balıkçının Merası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2220</guid>
		<description><![CDATA[Ekolojik veriler iklim değişikliği kaynaklı felaketlerin eşiğinde olduğumuzu gösterirken BM Dünya İklim Konferansı’nın bile yeterince kitlesel ilgi uyandırmamasını, insanların güncel sorunlar karşısındaki bu tepkisizliğini nasıl açıklayabiliriz? Özellikle gençlerin konuya beklenen duyarlığı göstermemelerini yine bir avuç küresel şirketin propagandasına mı bağlayacağız? Duyarsızlık artışında o anlı şanlı şirketlere benzemeye çalışıp kişiliğini şirketleştirenlerin katkısı da olabilir mi?  
Geçmişin kitle kültürünün şekillendirdiği ortak toplumsal [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/sirketlesen-kisilikler.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eğik Çınar</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/egik-cinar.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/egik-cinar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 18:53:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşayan mekanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2183</guid>
		<description><![CDATA[
“Ben hep buralardayım. Yine gel beklerim” diyerek uğurladı, ayakkabı boyacısı. İzmir Konak katlı otoparkının önünde Talatpaşa Alsancak taksi dolmuşu kuyruğunda beklemeyi fırsat bilip ayakkabılarımı boyatmıştım. Sonbaharın giderek kısalan günlerindeydik. Nemli bunaltıcı yaz akşamları yerini hafif esintili serin havalara bırakmıştı. Yolun karşısındaki çınar ağacının dökülen yaprakları ortalığa saçılmıştı.  Ayakkabımı uzattığımda boyacıdan bir azar işitmediğim kaldı. Ayakkabımı [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/egik-cinar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dilberin Bir Günü</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/dilberin-bir-gunu.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/dilberin-bir-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 17:29:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşayan mekanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2118</guid>
		<description><![CDATA[Bu sabah yemek vermeyi unuttuklarına bakılırsa gün yine hareketli geçecek. Otel çalışanları bazen yaptıkları işi o kadar ciddiye alıyorlar ki gözleri hiçbir şey görmüyor. Kendileri kahvaltı etmedikleri gibi benim aç açına miyavlayıp ortalıkta dolaşmamdan bile anlamıyorlar. Neyse ki otele erkenden giriş yapan aile ortalıkta olmamdan rahatsız olmasın diye tabağımı doldurup bu soğukta bahçeye çıkardılar. Bu kuru mamalar yerken [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/dilberin-bir-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gelecekten Mektup</title>
		<link>http://www.harftamircisi.com/gelecekten-mektup.html</link>
		<comments>http://www.harftamircisi.com/gelecekten-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 07:32:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Uhri</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Balıkçının Merası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.harftamircisi.com/?p=2187</guid>
		<description><![CDATA[
Bu mektubu imece usulü çalıştırdığımız hastane odasında kaleme alıyorum. Sağlıkta reform adı altında piyasalaşmanın önünün açıldığı, sağlığın ticarileştirildiği günlerde insanlara gelecekten böyle bir mektup ulaştırabilmiş olsaydık görüş farklılıklarından kaynaklanan kafa karışıklığının kenara bırakılıp yaşananların önü elbirliği ile alınırdı diye düşünüyorum.   
Yaşananlara inanmakta başlangıçta herkes zorlanmıştı. Yılların devlet hastanesi bir sabah bağlı olduğu hastane birliğinin ekonomik istikrar önlemleri uyarınca kapatılmış, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.harftamircisi.com/gelecekten-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

